Eğer bilinçli bir şekilde hamile kalmaya karar verdiyseniz,
öncesinde mutlaka ağız ve diş sağlığınızı kontrol ettirmelisiniz.
Hamilelik süresince görülme ihtimali yüksek olan kusmayla
ağız içerisindeki asidik ortam artıracaktır.
Eğer dişlerinizde yeni oluşmuş çürükler varsa,
bunların ilerlemesi muhtemeldir.
Hamilelik süresince oluşan bulantı hissi kişinin dış
fırçalama alışkanlığını aksatmasına yol açabilir.
Bununla beraber tatlı yiyeceklere olan düşkünlüğün artması da
çürük oluşumunu hızlandıracak olan faktörlerden biridir.
Diş minesinin zayıf yapıda olduğu ve bakteri plağı tutuculuğu
yüksek olan kötü yapılmış/eskimiş dolgu ve restorasyonların
olduğu yerlerde yeni çürüklerin oluşma riski artacaktır.
Hamilelik öncesi muayene ile ağız içinde bulunan ve ağrısız,
kronik şekilde seyreden iltihabi lezyonların önceden teşhisi
ve tedavisi daha kolaylıkla yapılabilir.
Çekilmesi gereken röntgenler dolayısıyla oluşan x-ray ışınlarının
ve alınması gerekli olabilecek ilaçların yan etkileri
bebeğe yansımamış olur.
Çürükler ve eskimiş restorasyonları tedavi ettirmek,
sizi ve dolayısıyla bebeğinizi,
hamileliğiniz süresince görülebilecek çürük, iltihap, ağrı gibi
risklerin minimuma inmesini sağlayacaktır.
Yine diş etlerinizde bulunması muhtemel rahatsızlıkların
hamilelik öncesi teşhis ve tedavisi, hastalığın ilerlemesini
ve bebeği de muhtemelen etkilemesi riskini ortadan kaldıracaktır.
Hamilelerin yaklaşık olarak %35 inde hamilelik döneminde
diş etlerinde kabarma, kızarma ve kanama görülebilir.
Hamilelik gingivitisi denilen bu durumda endişe edilece
bir durum yoktur. Kandaki östrojen ve progesteron
hormonlarının artması bazı kişilerde bu duruma yol açabilir
ve genellikle hamilelik sonrasında düzelir. İyi bir ağız
hijyeni temini ve diş taşı temizliği oldukça rahatlatıcı olacaktır.
Ağız temizliğini iyi uygulayamayan gebelerde bu tablo
ağırlaşarak ciddi boyutlara ulaşabilir.
Gingivitis görülen hamilelere zorlanarak ta olsa dişlerini
iyi fırçalamalarını ve sonrasında, ılık tuzlu suyu diş etlerinin
üzerinde gezdirerek 1-2 dk. boyunca çalkalamaları gerekir.
Diş ipi kullanımı da oldukça faydalı olacaktır.
Buna benzer şekilde, hamilelik süresince olan diş etindeki
büyümeler çoğunlukla gebelik hiperplazisi denilen zararsız
oluşumlardır ve doğumdan bir müddet sonra kendiliğinden
iyileşirler. Fakat yine de böyle durumlarda
diş hekiminize görünmek gerekir.
İhtiyaç duyuluyorsa hamileyken diş tedavisi yaptırılabilir.
Fakat çok acil bir durum (ağrı, iltihap vs.) söz konusu
değilse diş tedavisinin hamileliğin 3. ve 6. ayları arasında
yapılması çok daha güvenli olacaktır. Bebeğin
organlarının gelişim devresi olan gebeliğin ilk üç ayında
mümkün olduğunca tedavi yaptırmaktan kaçınmalıdır.
Fakat şiddetli ağrı veya iltihabi bir durum
varsa acil müdahaleler yaptırılmalıdır.
Unutmayın ki, ağrıya bağlı aşırı stres
veya enfeksiyon annenin genel sağlık sistemini
bozacağından, bu durumun uzun sürmesi bebek
için daha fazla zararlı olabilir.
Diş hekimliğinde kullanılan lokal anesteziklerin
fetus üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu şimdiye
kadar belirtilmemiştir. Ağrısız bir tedavi annenin
stresini azaltacağından lokal anestezi yaptırılabilir.
Mümkün olduğunca röntgen ışınlarından kaçınılması
gerekmesine rağmen diş tedavisi sırasında
hekim tarafından çok gerekli görülüyorsa dozu düşük
olarak periapikal diş röntgeni çektirilebilir.
Genelde diş hekimliğinde kullanılan röntgenler
cihazları düşük dozda x-ray ışını yaymalarına rağmen,
hekim tarafından kurşun önlük kullanımı ve çok daha
düşük dozda ışın gerektiren dijital röntgenlerin
kullanılması daha da güvenli olacaktır.
İltihabi durumlarda penisilin ve türevlerini
içeren antibiyotikler kullanılabilir, bir sakıncası yoktur.
Başka etken maddeli antibiyotiklerden kaçınmalıdır.
Hamileler ağrı kesici kullanımından çok gerekmedikçe
kaçınmalıdırlar. Her ihtimale karşı herhangi bir ilaç
almadan önce kadın-doğum doktorunuza da
danışmak gerekir.
Bebeğin diş germlerinin oluşmaya başlaması
normal olarak gebeliğin 5.-6. ayları arasındadır.
Dengeli beslenme annenin ve bebeğin genel sağlığına
olduğu kadar diş sağlığı için de önemlidir.
Gebeler bebeğin diş sağlığı için fosfor ve kalsiyumdan
zengin içerikli besinler almaya dikkat etmelidir.
Şekerli gıdalar hamile vücudunun ihtiyacı olmasına
rağmen, gereğinden fazla alınmamalı,
yapışkan-şekerli gıdalardan kaçınılmalı, şekerli gıda
alınımından sonra dişler fırçalanmalı,
hiç olmazsa ağız suyla çalkalanmalıdır.
Bebeğin diş sağlığı için öncelikle dikkat edilmesi
gereken besinler;
A vitamini ( Et, süt ve ürünleri, havuç, sarı sebzeler, meyveler )
D vitamini ( Günde 15-20 dakikalık güneşte yürüyüş yeterli olmaktadır.
Balık yağlar, karaciğer ve tereyağı önde gelen D vit. taşıyıcılarıdır.)
Kalsiyum ( Süt ve ürünleri, yoğurt, yeşil yapraklı sebzeler)
Fosfor (Yeterince albümün ve kalsiyum içerikli besinler aynı zamanda
yeterli fosforu da içerirler )
Bunun yanında dengeli beslenme ve diğer besinleri
ihmal etmemek de önemlidir.