genel diş sağlığı
çocuklarda diş sağlığı
estetik diş hekimliği
koruyucu diş hekimliği
diş ve dişeti sorunları
  tedavi yöntemleri

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlük, IE5 ve üzeri versiyon tarayıcıda görüntülenebilir.
Tüm hakları saklıdir. Ó 2006 bulentsurme.com info@bulentsurme.com
eXTReMe Tracker
 
Google
Persistent Pulmonary Hypertension of the Newborn
""" """ """ """ """ """ """
:·::  KANAL TEDAVİSİ ::·:
Eskiden diş çürüğünün sebebi hain bir kurtçuk olarak düşünülürdü.
Bu kurtçuğu öldürmek için bir çok tedavi metodları düşünüldü;
18.yy. ilk yarısında ağzın sabah akşam idrarla çalkalanması
ile bu kurtçuk öldürülmeye çalışılırdı.
Zaman içinde ilerlemiş çürüklerin ağrısını azaltmanın en etkili
yolunun diş çekimi olduğu kabul edildi. Ancak günümüzde,
ülkemizde rakı ile yapılan çeşitli tedavilerin halen sürdüğüne dair
(en azından bizim elimizde) kesin deliller vardır.
İnanmakta güçlük çekilebilir ancak, kanal tedavisi eski çağlarda,
medeniyetin ölçüsü olarak kabul edilmiştir. Bu tedavi şekli,
tarihte, sadece zengin ve soylu üst sınıfa aitti.
Alt sınıfların dişleri, kanal tedavisi yerine çekilirdi.
Kanal tedavisinin mantığını anlamak için diş yapısı
hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız gerekir. 
Kanal tedavisinin amacı, çürükler dolayısıyla kaybedilebilecek
kötü durumdaki dişlerin, mikroplu tüm kısımlarının temizlenerek,
uzun süre daha ağızda kalmasını sağlamak, diş kayıpları
dolayısıla oluşabilecek hem maddi hemde manevi açıdan
sizleri zorlayacak daha ileri tedavilerin önüne geçmektir.
Ağızda kanal tedavisi yapılarak kalan diş, o bölgede çiğnemeye
yardım etmeye devam edecek, bu şekilde yine o bölgedeki
kemiğin aktif halde kalmasıyla beraber çene kemiklerindeki
erimeyide önleyecektir.
Dişler "CUP" adı verilen embriyonik bir dokudan oluşurlar.
Daha sonra bu doku dişin sert bölgeleri olan dentin ve
mineyi oluşturur. Diş oluşumunda içerde kalan,  kan damarları,
sinirler ve özelliği  olan bazı hücreler yaşamaya devam ederler.
Bu yaşayan dokuya pulpa adı verilir. Pulpayı, yani dişin
içindeki canlı kısmı ise kökün en ucundan giren kan
damarları besler. Yani dişin sert dokusunun içinde,
kılcal kan damarları ile beslenen bir bölümün yaşadığı ve
dişe hayat veren küçük bir odacık vardır.
Diş çürüğü dişin sert dokuları olan mine ve dentini
parçalayarak ilerlediğinde, yani bu küçük odacığa
yaklaştığında, çürüğe sebep olan bakterilerin meydana
getirdiği asitler, odacık içindeki damar ve sinirlerden
oluşan pulpayı etkilemeye başlar.

İşte diş ağrısı bu noktada kendini hissettirir.
(Yani aslında diş ağrıları genellikle sadece ilerlemiş
çürüklere eşlik eder. Dişlerinde hiç ağrı hissetmeyen
bir kişide bile bir sürü çürük oluşmuş olabilir)
Tedavi edilmediği takdirde bu bakterilerin salgıladığı
bu asitler pulpayı öldürür. Sonuçta pulpanın ölümü
neticesinde ortaya çıkan  toksinler(zehirler) kök
ucundaki dar delikten dışarı sızarak çene kemiğine yayılır.
Bu da  çene kemiğini enfekte edebilir ve dişin
destek dokularının kaybına sebebiyet verebilir.
Bazı durumlarda bu zehirli odak sürekli bir enfeksiyon
kaynağı olursa ölüme bile sebebiyet verebilir.
Bu noktaya gelmeden önce dişi ve çene dokuları
korumak için pulpa dokusunun alınması en iyi
tedavilerden bir tanesidir. Toksinlerin kaynağının
yok edilmesiyle kurtarılan diş, hastaya ömrü
boyunca hizmet etmeye devam edecektir.
Pulpa dokusu anestezi altında temizlendikten
sonra, pulpa odacık duvarlarının bakterilerden
temizlenmesi için çeşitli işlemler uygulanır ve
dezenfekte edilir. Tüm bunlar yapıldıktan sonra
pulpa odasının içi özel maddeler ile kök ucuna
kadar doldurulur. 
Düzenli aralıklarla diş hekimine gitmek dişlerin
kanal tedavisine gerek kalmadan tedavi
edilebilmelerini sağlar.