genel diş sağlığı
çocuklarda diş sağlığı
estetik diş hekimliği
koruyucu diş hekimliği
diş ve dişeti sorunları
  tedavi yöntemleri

Bu site en iyi 1024 x 768 çözünürlük, IE5 ve üzeri versiyon tarayıcıda görüntülenebilir.
Tüm hakları saklıdir. Ó 2006 bulentsurme.com info@bulentsurme.com
eXTReMe Tracker
 
Google
Persistent Pulmonary Hypertension of the Newborn
""" """ """ """ """ """ """
:·:: DİŞÇİ KORKUSU ::·:

Hepimizin bildiği ve bize önerildiği gibi sağlıklı bir gülüş için en az
altı ayda bir olmak üzere bir diş hekimine giderek ağzımızı
ve dişlerimizi kontrol ettirmemiz gerekmektedir.
Ağız ve diş sağlığımız için olduğu kadar diğer organlarımızın
sağlığı için de gerekli olan bu durum, bazılarımız için büyük
bir korku ve endişeye yol açmaktadır. Bu korku ve endişe,
değil diş hekimine gitmek bu düşüncenin akla getirilmesiyle
dahi yaşanabilmekte ve kişide panik hali yaratabilmektedir.
Diş hekimine gidildiğinde yapılacak işlemlerin zihinsel olarak
deneyimlenmesi dahi bu kişiler için son derece korkutucu
olabilmektedir. Bu kişiler ve dişçi korkusu olan diğer kişilerin
büyük çoğunluğu daha önce dişçi koltuğunda çeşitli kazalar
geçiren ya da olumsuz deneyimler yaşayan kişilerdir.
Bu nedenle aynı durumun yeniden yaşanabileceği endişesi,
korkunun devamına neden olmakta ve kişilerin bu olayları
hatırlamasıyla da korku hali ortaya çıkmaktadır.











Dişçi korkusu, psikolojik olarak dişçiye gitmekten korkma
veya hoşlanmama ile dişçiye gitmeyi iğrenç bulma gibi
mantıkdışı korkuları içerir. Bu korkular, dişçi koltuğunda
geriye doğru yatırılma, ellerin veya diğer diş aletlerinin
ağzın içine sokulması, ( dişçilikte sıkça kullanılan delici aletin),
iğne korkusu ve kullanılan aletlerin steril olmayacağı
düşüncesiyle, HIV ve hepatit gibi bulaşıcı çeşitli hastalık
ve mikropların kapılabileceği korkularından oluşabilir.
Aslında bu korkular bir bakıma kabul edilebilir korkulardır
ve kişinin bu tür korkular içinde olmasında kendine göre haklı
nedenleri de bulunabilir. Ancak her şeye rağmen,
yaşantımızda her zaman için dişçiye gitme olasılığımızın
bulunduğu ve hoşlanmadığımız bu gibi durumlarla karşılaşmak
zorunda kalabileceğimiz gerçeği göz ardı edilmemeli ve
hoşumuza gitmese de günün birinde bu duruma katlanmak
zorunda kalabileceğimiz unutulmamalıdır.
Yaşanan bu aksilikler ve olumsuzlukların yanında tedavi
sırasında ve sonrasında ortaya çıkan ağrı ya da diğer
çeşitli problemler dişçi korkusunun kaynağını oluşturabileceği
gibi hiçbir deneyim yaşanmadan yalnızca başkaları tarafından
anlatılan dişçi hikayeleri ve bu tür duyumlar ile de dişçi korkusu
geliştiren kişiler bulunmaktadır. Bu durum kişilerin dişçiye
gitmelerini engellediğinden ortaya çok daha ciddi diş sorunları
çıkmakta ve giderek büyüyen sorunlar nedeniyle de dişçiye
gitmek zorunda kalan kişiler daha uzun süre ve daha çok
sayıda tedavi işlemlerine maruz kalmaktadır.
Bu işlemlerin diş problemine bağlı olarak uzaması ve
kişiye sıkıntı vermesi de dişçi korkusunu pekiştirmektedir.

Hasta bu korkusundan dişçisine önceden söz edebilir ve korkularının
kaynağı ile nedenleri konusunda doktoruyla konuşabilirse çok çeşitli
nedenlerle ortaya çıkabilen ve çok çeşitli korkuları da içeren
(iğne korkusu, kan görme korkusu, ağrı duyma korkusu,
hastalık ya da mikrop kapma korkusu vb.) dişçi korkusunun
üstesinden gelebilmek çoğunlukla mümkün olabilmektedir.
Aksi halde yaşanan. korkular konusunda hastası ya da hasta
yakınları tarafından önceden bilgilendirilmeyen doktorun
bu durumu kendiliğinden anlaması beklenemeyeceğinden
fobik hastaya bu anlamda yaklaşımında korkusu olmaya diğer
hastalara göre hiçbir farklılık olmayacak ve hasta korkusuyla
baş etmede zorluklar yaşayabilecektir. Üstelik bu korku hem
paylaşılmadığı hem de bu konuda doktordan yardım alınmadığı
için giderek şiddetlenebilecektir. Diş tedavisinden önce bu
korkunun mutlaka yenilmesi ve paylaşılması gerekmektedir.











Bazı durumlarda hastanın dişçi korkusu tedavi sırasında ortaya
çıkabilir ve dolayısıyla bu korku ancak tedavi başladığında fark
edilebilir. Bu geciken fark etmenin hastanın tedavisi konusunda
çeşitli alternatiflerin araştırılmasında ve geliştirilmesinde de
gecikmelere yol açabileceği unutulmamalıdır.

Hemen hemen tüm diş hekimleri dişçi korkusu yaşayan hastalarla
çalışmak durumunda kalmışlar ya da kalacaklardır. Aynı şekilde siz
ya da bir yakınınız bu korkuyu halen taşıyor olabilir ya da günün
birinde bu korkuyla siz ya da bir yakınınız karşılaşabilirsiniz. Böyle
durumlarda atılması gereken ilk adım diş hekiminden randevu alınırken
bu korkudan söz edilmesidir. Bu adım alınacak randevu saatinin en
uygun bir zaman için ayarlanmasını sağlayacak dolayısıyla randevu
hem doktor hem de hasta için daha uygun bir hale getirilebilecektir.
İkinci olarak yapılması gereken, hastanın korkuları konusunda hekimiyle
açık bir şekilde konuşmasıdır. Hasta, diş hekiminden neden korkuyor
ve bu konuda neler yapılabilir? Korku ve kaynakları konusunda doktorla
hastanın konuşması ve bu anlamda alınacak önlemlerin yanı sıra
yapılabilecek değişiklikler konusunda ortak kararlar alınması korkunun
yenilmesinde önemli yararlar sağlayacaktır.
Ayrıca unutulmaması gereken bir başka konu da dişçi korkusu
olan hastaların daha önceden tanıdıkları ve iyi bir iletişim kurdukları
doktorları tercih etmeleridir. Tanıdık bir doktorla çalışmak yabancı
bir doktorla çalışmaya göre daha rahatlatıcı ve gerilimi azaltıcıdır.






















Diğer yandan, özel olarak dişçi korkusu olan hastalarla çalışan
diş hekimlerinin bulunduğu da bilinmelidir. Bu alanda çalışan ve
deneyimi olan diş hekimlerinin seçilmesi hasta açısından kolaylıklar
sağlayabileceği gibi diş hekimi açısından da kolaylık sağlayacaktır.
Bunun için önceden bir araştırma yapılabilir.
Dişçi korkusu çok sık yaşanılan ve pek çok kişinin başına
gelen bir durum olduğundan bu alanda çalışan kişilere ulaşmak
çok da zor olmayacaktır. Diğer yandan bazı diş doktorlarının
dişçi korkusu olan hastalarla çalışmak istemedikleri de bilinen bir
gerçektir. Bu nedenle randevu alınırken dişçi korkusundan mutlaka
bu korkudan söz edilmelidir. Dişçi korkusunda göreceli olarak
diğerlerine göre sonuçlandırılması daha kolay olan
korkular vardır. Bu korkular belirlendikten sonra önlemler
alınabilir ve korku ortadan kaldırılabilir. Diş hekimliğinde
kullanılan delici aletin çıkardığı sesten rahatsızlık duyanlar
için tedavi sırasında walkman kullanılması gibi.
Bu yolla aletin çıkardığı ses müzik sesiyle
bastırılacağı için korku nedeni ortadan kaldırılmış olur.
Pis kokular ve yabancı kokular nedeniyle oluşan
korkuları gidermede arama terapi uygulanabilir.
Diğer yandan diş hekimi ya da asistanının
hastaya nazikçe teması, sıcak ve içten tavrının
yanı sıra sakinleştirici konuşmaları. da duyulan gerginliği
gidermede yardımcı olabileceği gibi duyulacak
ağrıyı hafifletmede de yardımcı olabilir.
Diş hekimi tarafından hastaya tedavi sırasında yapılacak
olan işlemler sırasıyla anlatılabilir ve ağrı duyulduğunda
hastanın elini kaldırılarak  haber verilmesi istenebilir.
Böylece hastaya işlemin ağrı duyulduğu anda kesilebileceği
garantisi verilerek korkusu azaltılabilir.

Bazı insanların ise daha ciddi korkuları olabilir.
Bu durumlarda oral veya damardan sakinleştiriciler
verilmesi gerekebileceği gibi bazen genel anestezi
bile gerekli olabilir. Ayrıca psikoterapinin yanında
hipnoz kullanılarak bu korkuların yenilmesinde
yardımcı olunabilir. Bunun için diş hekimi ile
psikoloğun işbirliği yapmaları gerekmektedir.
Öncelikle hangi tekniğin hasta için uygun
olduğuna karar verilmesi ve o tekniğin uygulamaya
konulması gerekir. Hasta dişçi koltuğuna oturduktan
sonra bu konuda yaşanacak kararsızlıklar hastanın
ya da hekimin tedaviden vazgeçmesine yol açabilir
ve hastaya gitmesi için izin verildiğinde de dişten
kaynaklanan sorunlar daha da artabileceği gibi
hasta daha sıklıkla diş hekimine gitmek zorunda kalabilir.
Bu durumda hasta çok daha çeşitli işlemlerden geçmek
durumunda kalabilir. Bu nedenle dişçi korkusu
ya da dişçiye gitme korkusu mutlaka yenilmelidir.
 
Google