Ortodontik bozuklukların nedenleri kalıtımsal ya da
sonradan edinilmiş olabilir. Ebeveynlerin birinden
gelen küçük çene geni, diğerinden gelen büyük
diş hacmi ile karşılaştığında, dişler için yeterli yer
olmaması sebebiyle çarpık dişlenme görülmesi,
veya tersi durumunda dişler arasında fazla
mesafe bulunması gibi durumlar genetik faktörlere bağlıdır.
Erken süt dişi çekiminden ötürü komşu dişlerin kayması,yalancı meme ve
parmak emme gibi alışkanlığı olan çocukların buna uzun süre devam
etmesi gibi faktörler sonradan edinilmiş ortodontik bozukluklara neden
olurlar.
Ortodontik tedavi günümüzün teknikleri ile artık çocuk ya da yetişkin
her yaştaki kişiye uygulanabilmektedir. Ancak çenesel bozuklukların
tedavisinde küçük yaşlarda (3-5 yaş) müdahele etmek gerekmektedir.
Dişsel bozuklukların tedavi planlaması içinse karışık dişlenme dönemi
olan 7-10 yaş arası en uygun dönemdir.
Bu yaşlarda tedavisi yapılmamış yetişkinlerin ise artık fazla üzülmesine
gerek yoktur, 40-50 yaşlarında dahi bozukluklar düzeltilebilmektedir.
Porselen braket kullanımı sayesinde, tedavi süresince oluşabilecek estetik
kaygılar en aza inmiştir. Hatta uygun vakalarda braketler dişlerin arka
yüzeylerine yapıştırılarak, estetiğin hiç bozulmaması dahi
sağlanabilmektedir. Çapraşıklığını tedavi ettirmeyen bireylerin ilerde
dişlerin destek dokularında oluşacak problemlerle karşılaşma
ihtimalleri çok büyüktür, çapraşıklık nedeniyle dişler kapanışlarını
sağlayamaz, öğütme işlemisırasında mekanik temizleme oluşmaz,
yiyecek artıkları dişlerin çiğneme yüzeylerinde kalır,
çarpık dişlerde fırçalama ile yeterli temizlik sağlanması
çok zordur ve dişlerde çürümeler engellenemez.
Diş etlerinde iltihaplanmalar ve kemik erimeleri görülür.
Dişlerin birbirlerine üzerine basma şekilleri düzgün olmadığından çene
eklemlerine gelen basınç daha fazla artar ve eklemlerde deformasyon,
ağrı, çıtırtı sesi gibi rahatsızlıklara neden olma ihtimali çok büyüktür.
Konuşurken, aralık dişler arasından tükürük sıçraması çok muhtemeldir.